|

WhatsApp Bilmecesi | Silsek mi acaba ?



alicangonullu tarafından 2021-03-31 13:30:53 tarihinde yazıldı. Tahmini okunma süresi 2 dakika, 16 saniye. 775 kere görüntülendi.




Disclaimer


The information provided in this blog post is intended for educational and informational purposes only. It is not intended to encourage or promote any illegal or unethical activities, including hacking, cyberattacks, or any form of unauthorized access to computer systems, networks, or data.

Yasal Uyarı
Bu blog yazısında sağlanan bilgiler yalnızca eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır. Bilgisayar korsanlığı, siber saldırılar veya bilgisayar sistemlerine, ağlara veya verilere herhangi bir şekilde yetkisiz erişim de dahil olmak üzere herhangi bir yasa dışı veya etik olmayan faaliyeti teşvik etme veya reklamlama amacı taşımaz.
Yasal bilgiler için yasal sayfasını inceleyebilirsiniz .

Merhabalar arkadaşlar

Bu yazımda sizlere WhatsApp'ın en son duyurduğu "Gizlilik Sözleşmesi" olaylarından ve sonrasında gelişen tepki ve büyüyen bir nefretin ne kadar gereksiz olduğunu anlatacağım. Bunun için biraz derin ve milenyum çağına kadar ineceğim.

Keyifli okumalar.

Bildiğiniz üzere WhatsApp geçtiğimiz günlerde herkese bir gizlilik sözleşmesi gönderdi. Bu sözleşmeye göre WhatsApp ile Facebook koordinasyonlu çalışacak ve bu platform ile verileriniz paylaşılacaktı (sanki daha önce paylaşılmıyormuş gibi :) ).

WhatsApp sözleşmesi

Bu sözleşmenin aslında sadece "eski duruma yasal bir kılıf uydurma" olduğunu düşünen tek kişi ben değilimdir umarım. Gereğinden fazla abartıldığından eminim. Arkadaşlar hepimiz Facebook aplikasyonları olan Instagram, WhatsApp ve Facebook'u kullanıyoruz.

Bu uygulamalar 2004 ve 2010 yılları arasında Arap Baharı gibi birçok olaya sebep oldu. Bunların nedeni de algoritmaların aldatılmasıydı. Hatta Trump'ın seçilme nedeni de Facebook'un botlarının topladığı verilerin fake news'ler ile aldatılmasıydı. Yani bu uygulamalarla zaten bağlı olduğu şirketin yıllardır veri topladığını ABD yargısı dahil hepimiz biliyoruz (bknz. cat food deneyi ve cambridge analytica skandalı). Ancak bu verileri nasıl gösteriyor sanırım bunu bilmiyoruz.

Örneğin; A kişisi X ülkesinin Y şehrinde mavi pantolon alabileceği bir yer araştırıyor. Bu ve bu X ülkesinin Y şehrinden gelen tüm veriler Facebook veritabanına işleniyor ardından reklamveren kişiye "X ülkesinin Y şehrinden Z kadar kişi mavi pantolon istiyor" olarak yansıtılıyor ve bu şekilde internet üzerinde gördüğünüz reklamlar oluşuyor.

Bu şekilde yıllarca verilerimiz zaten toplandı. Bu verilerin alınması için bu uygulamaları kullanmanız da zorunlu değil. SIM kartınız da veri paylaşmakta. Geçtiğimiz yıllarda T.C. Turizm Bakanlığı tatil yörelerine giren kişilerin o bölgedeki baz istasyonlarına verdiği sinyaller yardımıyla kaç kişinin hangi şehri ve hangi ilçeyi hatta hangi oteli tercih ettiğine ulaşma izni aldı.

Arkadaşlar kısacası eğer hiçbir şekilde izlenmek istemiyorsanız maalesef yapacağınız şey SIM kartınız dahil her şeyi atıp köye yerleşmektir. Bu şekilde dahi mobeselerle izleneceksiniz. Mobeseler bile artık akıllı hale geldi. Teknolojiden kaçarak bir yere gelemezsiniz.